Ufak Tefek Şizofreniler

  Okulumuzun sınıf kapıları ilk yıllar tamamen camdı ve koridoru, hatta karşı sınıfın içini dahi çok net bir şekilde görebiliyordunuz. Bu benim için tabi ki de şahane bir fırsata dönüşmüştü. Çünkü -Allah’ın işi işte- tam da aynı gün ve saatte yan sınıfımda onun da dersi vardı. İlk biz derse giriyorduk, tam 10 dakika sonra onlar. Bu aptal çocuk her derse girişte önce bizim sınıfa bakar daha sonra sınıfına geçerdi. Yani hem şerefsiz, hem de çok tatlıydı. Bu ikilemin beni biraz yıprattığı o dönemlerde, yapılan stalklar ile çocuğun bir süre sonra sevgilisinden ayrıldığını kesinleştirdik. Tabi ben ne yerdeyim ne gökte. Kızları da bu konuyla sürekli baydığım için onlar da son derece keyifli. Okulda bir bayram havası. Gel gelelim bu arkadaşımız sevgilisinden ayrıldı ama kesinlikle hiçbir hareket yok. Allah rızası için bir gelip konuşayım demek yok. Birbirimize öküz-tren kombinasyonu içerisinde sürekli bakıyoruz. Bu kadar. Hatta bir süre sonra o kadar abarttık ki kafamızı bile çeviriyoruz yani. Bir ara acaba kafamda halisünasyon mu görüyorum diye sürekli kızları bile darladım. Lakin bu bakma olayını kızlar bile fark etti. Yani çok şükür ruh hastası değildim ki bu iyi haber. Ben diyeyim 6 ay, siz diyin 1 yıl bu şekilde devam etti. Artık bakışma günlük bir aktiviteye dönüşmüştü. Ben bu durumdan tabi ki de çok memnundum diyemem ama gelip konuşmasa da gözlerimiz konuşuyor edebiyatına bile girmiştim. Öyle ki bir gün hastaneden okula dönmüştüm ve gerçekten yorgundum. Onu görebileceğimi bile düşünmüyordum açıkçası. Ama tabi ki de gördüm. Tam okulun kapısına doğru girdiğim anda o da arkadaşlarıyla okuldan çıkıyordu. Yanımda kuzenim Gizem ve arkadaşım Gaye vardı. Ben de ona moralsiz bir bakış atıp yanından geçtim. Kızlarla kendimize arada bir masa bulduk. Ben daha oturamamıştım ki bir baktım, enikonu çantasını alıp çıkan çocuk geri dönüyor. Ben baya panikten hala ayakta ona bakarken geldi çapraz masamıza oturdu. Kitabını açtı güya ders çalışmak için. Ama tabi kitap bahane, gözler şahane. Gizem’in çekiştirmesiyle yerime oturuyorum. Bu çocuğu her görüşümde aptallaşıyor olmak beni biraz gıcık ediyordu ya neyse. Şimdi bunları anlatıyorum da şimdiden spoiler veriyim; kavuşamadık. O bu kadar hareketler yaptı, ben bu kadar aptallaştım ama velhasıl kelam sonuç sıfır sıfır sıfır. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hayat sizi felçli Firdevs Hanım olmaya sürükler bazen...

Bir Minik Veda ve Yeni başlangıçlara...