Ne diyebilirim ki?!
Hayatta sadece bir kere
âşık olma hakkımız olduğuna dair söylentiler duyduğum şu genç yaşımda, bu
teoriye inanmamak için elimden geleni yapıyorum. Lakin benim 3-4 yıl önce
yaşadığım şey aşk ise; hapı yuttum. Hadi bana geçmiş olsun! Size Yaprak Dökümü
ve Aşk-ı Memnu kıvamındaki hayatımı anlatıyorum.
Maalesef diğer kız arkadaşlarım gibi ilkokulda,
ortaokulda veya lisede çifter çifter sevgili yapamadan üniversiteye geldim.
Çünkü o zamanlar tam olarak bir Ugly Bety durumum söz konusuydu. Kiloluydum,
gözlüklüydüm ve hatta ergenliğimin kökünde yani lise 1’de tel bile taktım.
Anlayacağınız durumum vahimdi. Lakin velhasıl kelam üniversiteye geçtim.
Aramızda kalsın, özel bir üniversite ve tam burslu. Hı tabi sevdiğin, istediğin
bölüm müydü diye sorarsanız değildi. Nimet Abla felsefesini tutturduğum tek
olay üniversite tercihimdi sanırım. Özel okul, tam burs tutmaz dedim, yazdım.
Tuttu. El-mecbur başladım okula. O dönem Adını Feriha Koydum kafaları daha yeni
bitiyor, tabi gözler özel okulda Emir Sarrafoğlu arıyor. Ama ne biçim
üniversiteyse; bir gördüğümü bir daha kesinlikle görmüyordum. Düz liseden sonra
genç, delikanlı kardeşlerimiz tabi gözümüzü şenlendiriyor falan derken, bir gün
onu gördüm. Yemekhane sırasındayım ve yanımda beyaz atlı prensim duruyor. -İlk
görüşte aşk.- (Yani inşallah aşk değildir.) Yemeğimi aldıktan sonra kız
arkadaşlarımla oturduğum masaya yöneliyorum. Tabi ki olayı anında kızlara
intikal ettiriyorum. Anında çocuğu göz hapsine alıyoruz. O. iştahlı; ben
yemeğimi 3 saatte yiyemiyorum çocuğa bakmaktan. Aradan bi’ 10 dakika geçmişti
sanırım -BOM- bir kız yanına yaklaşıyor ve dudağa bam bam bam. Çorbayı ağzım mı
içti burnum mu hiç hatırlamıyorum. Araba çarpınca gözleri kapanan Filiz Akın
gibi kalıyorum ve sonrasında kızlarla beraber asla dinlemeyeceğim derse
gidiyorum. Zaten bir daha göremezdim diye kendimi rahatlatıyorum. Tahmin
edebileceğiniz üzere önümüzdeki 5 yıl boyunca gördüm. Görmez olaydım…
Yorumlar
Yorum Gönder